Adaletsizliklerin en büyüğü,  adil olmayıp adil gibi görünmektir.

PLATON

CONKER HUKUK BÜROSU

Hakkımızda

Adalet için mücadele ediyor, her sürece tam donanımla hazırlanıyoruz.

Bursa merkezli Hukuk Büromuz titiz ve detaycı çalışmayı prensibi edinmiş, giderek karmaşık hale gelen hukuki ilişkilerde, müvekkillerinin hak ve menfaatlerini yargısal ve bilimsel içtihatları güncel olarak takip ederek korumak ve aynı zamanda sonuca götürmekte etkili çözümler üretmek amacıyla Av. Tezcan Tayfun CONKER ve Av. Özlem CONKER tarafından kurulmuştur.

Büromuzun temel ilkesi, öncelikle müvekkillerinin hak ve menfaatleri doğrultusunda hukuki uyuşmazlıkları yargısal sürece taşımadan önce, gerekli tespit ve analizlerin yapılarak, çözümcü yaklaşımlarla uyuşmazlıkları ortadan kaldırmaktır. Büromuz, dava takibinin yanı sıra, muhtemel ihtilafları en aza indirmek amacıyla müvekkillerine dinamik ve etkili danışmanlık hizmeti sunmaktadır. Başarının sırrı, doğru bilgiye hızlı erişimdir ilkesi çerçevesinde müvekkil ihtiyaçları tam ve eksiksiz tanımlanarak kaliteli bir hizmet sunumu esaslı bir çalışma anlayışı benimsenmiştir.

Haklarınızın korunması için kesintisiz bir mücadele, her adımda tam destek. Sarsılmaz bağlılığımız ve hukuk disiplinimizle, davanızı en yüksek profesyonellik ve titizlikle takip ediyoruz.

Yıllara dayanan tecrübemiz ve tescilli başarılarımızla, her vakaya stratejik bir bakış açısıyla yaklaşıyor; mümkün olan en iyi sonuçları elde etmek için sarsılmaz bir azimle hareket ediyoruz. Uzman hukuk profesyonellerinden oluşan ekibimiz, en karmaşık hukuki zorlukların dahi üstesinden gelmek için tam donanımlıdır.

Haklarınızı savunma yolunda size nasıl rehberlik edebileceğimizi keşfetmek için bize ulaşın. Yolun her adımında uzman görüşümüz, sarsılmaz desteğimiz ve tavizsiz savunma anlayışımızla buradayız.

Image

Uzman Hukuki Danışmanlık

İhtiyaçlarınıza özel olarak kurgulanan uzman hukuki danışmanlık hizmetimizle, doğru kararlar almanızı sağlıyor ve karşılaştığınız hukuki zorluklara karşı etkili çözümler üretiyoruz.

Image

Stratejik Hukuki Savunma

Haklarınızı en üst seviyede korumak ve davanızdan mümkün olan en iyi neticeyi elde etmek adına, güçlü ve stratejik bir hukuki savunma hizmeti sunuyoruz.

Faaliyet Alanları

ARABULUCULUK VE ALTERNATİF ÇÖZÜM YOLLARI

Arabuluculuk, hukuk sistemi gelişmiş ülkelerde yaygın olarak kullanılan bir “alternatif uyuşmazlık çözümü” (ADR) yöntemidir. Arabuluculuk; özel hukuk uyuşmazlıklarında tarafların içinde bulundukları uyuşmazlığı tarafsız bir üçüncü kişi yardımı ile mahkemeye gitmeden ya da mahkeme yönlendirmesiyle çözmelerinde kullanabilecekleri bir yöntemdir. Esnek ve etkili oluşu arabuluculuğun iş yaşamı, aile, okul ve hatta milletler arası uyuşmazlıklarda bile uyuşmazlığın taraflarını doğru noktada buluşturan bir uyuşmazlık çözüm yöntemi olmasını sağlamıştır. Aralarındaki uyuşmazlığı, kendi istekleriyle ya da bir mahkemenin önerisi ile arabulucunun eşliğinde çözmeye karar veren taraflar, uyuşmazlık konusunu arabulucuya ileterek, tamamen tarafsız, önyargı ve yargıdan uzak bir arabulucu eşliğinde, sorunlarını tartışma ve kendileri için en iyi çözümü, bulma fırsatı elde ederler. Bu süreç daha kısa sürede, daha az masrafla ve gizliliğin korunması esası ile uyuşmazlığın çözüme kavuşmasını sağlayan etkili bir yöntemdir. Kısacası "tarafların bir araya gelip kendi mahkeme ilamlarını yarattıkları" bir çözüm yoludur. Conker hukuk bürosu olarak arabuluculuk alanında hizmet vermekteyiz.

Ortaklıklar/Şirketler Hukuku

Ortaklıklar ve Şirketler Hukuku kapsamında; şirketlerin kuruluşu, pay devri, kurul işlemleri, ortaklar arası uyuşmazlıklar ve şirketin feshi davaları başta olmak üzere şirketler hukukuna ilişkin tüm uyuşmazlıklarda avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktayız.

Aile Hukuku

Aile hukuku kapsamında; nişanlılık ilişkisinden doğan hediyelerin iadesi ve tazminat davaları ile anlaşmalı ve çekişmeli boşanma, mal paylaşımı, ve velayet davaları, nafaka ve maddi-manevi tazminat talepleri başta olmak üzere aile hukukuna ilişkin tüm uyuşmazlıklarda avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktayız.

Borçlar Hukuku

Borçlar hukuku kapsamında; sözleşmelerden ve haksız fiilden kaynaklanan alacak, maddi-manevi tazminat talepleri ile sebepsiz zenginleşmeden doğan iade alacakları başta olmak üzere borç ilişkilerinden doğan tüm uyuşmazlıklarda avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktayız.

Eşya Hukuku

Eşya hukuku kapsamında; mülkiyet ve diğer ayni haklardan doğan uyuşmazlıklar ile tapu iptal ve tescil, elatmanın önlenmesi, ecrimisil ve ortaklığın giderilmesi davaları başta olmak üzere taşınır ve taşınmaz mülkiyetine ilişkin tüm uyuşmazlıklarda avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktayız.

Miras Hukuku

Miras hukuku kapsamında; mirasçılık belgesi işlemleri, mirasın paylaşımı, muris muvazaası, tenkis davaları, reddi miras, mirasçılıktan çıkarma, vasiyetnamenin ve miras sözleşmesinin iptali gibi uyuşmazlık konuları başta olmak üzere miras hukukundan doğan tüm uyuşmazlıklarda avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktayız.

İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Sigorta hukuku kapsamında; hayat ve ferdi kaza sigortasından doğan alacaklar, trafik kazası tazminatı, araç değer kaybı, yaralanma (bedensel zarar) ve destekten yoksun kalma (ölüm) tazminatı başta olmak üzere sigorta hukukuna ilişkin tüm uyuşmazlıklarda avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktayız.

Sigorta Hukuku

Sigorta hukuku kapsamında; hayat ve ferdi kaza sigortasından doğan alacaklar, trafik kazası tazminatı, araç değer kaybı, yaralanma (bedensel zarar) ve destekten yoksun kalma (ölüm) tazminatı başta olmak üzere sigorta hukukuna ilişkin tüm uyuşmazlıklarda avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktayız

Bilişim, İletişim ve Medya Hukuku

Bilişim, iletişim ve medya hukuku kapsamında; sosyal medyadan ve internet yayınlarından doğan kişilik hakkı ihlallerinin, içerik kaldırma ve erişimin engellenmesi süreçlerinin, KVKK kapsamındaki veri ihlalleri süreçlerinin, basın ve bilişim suçları başta olmak üzere tüm bilişim, iletişim ve medya hukuku uyuşmazlık süreçlerinin yönetilmesinde avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktayız.

Kıymetli Evrak Hukuku

Kıymetli evrak hukuku kapsamında; çek, bono ve poliçeden doğan alacak ilişkileri, kambiyo senetlerine mahsus icra takipleri, çek iptali (zayi nedeniyle iptal), menfi tespit ve istirdat davaları başta olmak üzere kıymetli evraklardan kaynaklanan tüm uyuşmazlıklarda hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunulmaktadır.

İcra ve İflas Hukuku

İcra ve iflas hukuku kapsamında; alacak tahsili, ilamlı ve ilamsız icra takipleri, haciz işlemleri, borca itiraz, imzaya itiraz, takibin iptali davaları ile iflas ve konkordato süreçleri başta olmak üzere icra ve iflas hukukundan doğan tüm uyuşmazlıklarda avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktayız.

İdare Hukuku

İdare hukuku kapsamında; iptal davaları, tam yargı (tazminat) davaları, idari para cezalarının iptali davaları, disiplin cezalarının iptali davaları ile idare işlemlerine ve memur işlemlerine karşı açılan davalar başta olmak üzere idare hukukuna ilişkin tüm uyuşmazlıklarda avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktayız.

Vergi Hukuku

Vergi hukuku kapsamında; vergi uyuşmazlıklarının ve vergi cezalarının giderilmesi amacıyla hatanın düzeltilmesi, uzlaşma, pişmanlık ve ıslah, cezada indirim, izaha davet gibi idari çözüm yolları ile iptal ve tam yargı davaları gibi yargısal çözüm yollarına başvurarak vergi hukukuna ilişkin tüm uyuşmazlıklarda avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktayız.

Ceza Hukuku

Ceza hukuku kapsamında; yakalama ve gözaltı, arama ve el koyma, ifade alma, sorgulama, tutuklama ve adli kontrol şartıyla serbest bırakılma gibi koruma tedbirlerinin uygulanması süreçlerinin ve ceza yargılamasına konu olan suç tiplerine ilişkin dava süreçlerinin yönetilmesi suretiyle ceza hukukuna ilişkin tüm uyuşmazlıklarda avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmeti sunmaktayız.

Farklı Davalarda 20 Yıllık Tecrübe

Geniş bir yelpazede, 20 yılı aşkın dava yönetim tecrübesiyle CONKER HUKUK BÜROSU güvenebileceğiniz bir uzmanlığa sahiptir. Hukuki savunma ihtiyaçlarınızda size nasıl yardımcı olabileceğimizi öğrenmek için bugün bize ulaşın.

Sıkça Sorulan Sorular

Şirketlerin Türlerine Göre Ortakların Şirket Borçlarından Sorumluluğu Nasıldır? Hangi Şirket Türünü Tercih Etmeliyim?

Adi şirket direkt olarak şahıs yapılı bir şirkettir. Şirketin borçlarından ortaklar sınırsız ve müteselsilen sorumludur.

Kolektif şirket şahıs ticaret şirketidir. Şirketin borçlarından önce şirket malvarlığı; yetmezse ortaklar şahsen ve sınırsız şekilde sorumludur

Adi komandit şirket şahıs ticaret şirketidir. Komandite ortak şirketin borçlarından tüm şahsi mal varlığıyla sınırsız şekilde sorumludur. Komanditer ortak ise şirketin borçlarından sadece taahhüt ettiği sermaye miktarı kadar sınırlı şekilde sorumludur.

Sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket ise sermaye ticaret şirketidir. Komandite ortak şirketin borçlarından tüm şahsi mal varlığıyla, sınırsız ve diğer komandite ortaklarla birlikte müteselsilen sorumludurlar. Komanditer ortak ise şirket borçlarından sadece taahhüt ettiği sermaye miktarı kadar sınırlı şekilde sorumludur.

Limited şirket sermaye ticaret şirketidir. Limited şirketin borçlarından doğrudan şirket tüzel kişiliği sorumludur. Limited şirketin borçlarından ortakların sorumluluğu ise sadece ortakların taahhüt ettikleri sermaye payı ile sınırlıdır.

Anonim şirket sermaye ticaret şirketidir. Anonim şirketin borçlarından doğrudan şirket tüzel kişiliği sorumludur. Anonim şirketin borçlarından ortakların sorumluluğu ise sadece ortakların taahhüt ettikleri sermaye payı ile sınırlıdır

Kooperatif şirket sermaye ticaret şirketidir. Kooperatifin borçlarından asıl sorumlu olan kooperatif tüzel kişiliğidir. Kooperatif ana sözleşmesinde aksi açıkça kararlaştırılmadıkça kooperatif ortakları kural olarak taahhüt ettikleri sermaye payı ile sınırlı şekilde kooperatifin borçlarından sorumludur.

Ticaret şirketlerinin kuruluşu, yönetimi ve sona ermesi süreçleri; yalnızca teknik işlemlerden ibaret olmayıp, aynı zamanda ciddi hukuki ve mali sonuçlar doğuran çok yönlü bir yapıya sahiptir. Şirket türünün doğru belirlenmesi, ortaklık yapısının sağlıklı kurulması, sorumluluk rejiminin doğru anlaşılması ve ileride doğabilecek uyuşmazlıkların önlenmesi bakımından sürecin başından itibaren dikkatli hareket edilmesi büyük önem taşımaktadır.

Bu nedenlerle, şirketleşme sürecinden önce, süreç içerisinde ve sonrasında yürütülecek bütün hukuki işlemlerde olası risklerin tespit edilmesi, hak kayıplarının önlenmesi ve hukuka uygun şekilde ilerlenmesi adına ortaklıklar/şirketler hukuku alanında uzman bir avukattan hukuki destek alınmasını tavsiye ederiz.

Anlaşmalı Boşanma Davası ile Çekişmeli Boşanma Davası Arasındaki Fark Nedir?

Anlaşmalı boşanmada taraflar; boşanma, nafaka, velayet ve mal paylaşımı gibi konularda uzlaşmaktadır. Çekişmeli boşanmada ise uyuşmazlık bulunan konular mahkeme tarafından değerlendirilerek karara bağlanır.

Anlaşmalı boşanma; tarafların boşanmanın mali sonuçları (nafaka, tazminat) ve çocukların durumu (velayet) gibi konularda tamamen mutabık kalarak süreci kısa sürede sonlandırdığı, çekişmeli boşanma ise tarafların bu konularda anlaşamaması nedeniyle delillerin değerlendirildiği daha uzun süren bir yargılama sürecidir.

Anlaşmalı boşanma davasında eşler tüm konularda uzlaştığı için hazırladıkları anlaşmalı boşanma protokolünü hakime sunar. Bu sebeple dava genellikle tek celsede sonuçlanır. Çekişmeli Boşanma davasında ise eşlerin boşanma veya boşanmanın sonuçları üzerinde anlaşamaması söz konusu olduğundan dolayı dava anlaşmalı boşanma davasına nazaran çok daha uzun sürer.

Çekişmeli boşanma davası, tarafların anlaşması halinde anlaşmalı boşanma davasına dönüşebilir. Keza, anlaşmalı boşanma davası da tarafların anlaşamaması üzerine çekişmeli boşanma davasına dönüşebilir.

Boşanma davalarında; nafaka, velayet, kişisel ilişki kurulması, maddi ve manevi tazminat ile mal paylaşımı gibi birçok hukuki sonuç aynı anda ortaya çıkmaktadır. Özellikle anlaşmalı boşanma protokolünde yapılacak eksik veya hatalı düzenlemeler ile çekişmeli boşanma davalarında delillerin süresinde ve usulüne uygun şekilde sunulmaması, ileride telafisi güç hak kayıplarına neden olabilmektedir. Bu nedenle boşanma sürecinin somut olayın özelliklerine uygun şekilde yürütülebilmesi ve hak kayıplarının önüne geçilebilmesi adına aile hukuku alanında uzman bir avukattan hukuki destek alınmasını tavsiye ederiz.

Ortak Velayet Nedir? Çocuğun Velayeti Hangi Kriterlere Göre Belirlenir?

Ortak velayet; boşanma veya ayrılık sonrasında çocuğun bakım, eğitim, sağlık ve temsil gibi tüm yasal hak ve sorumluluklarının anne ve baba tarafından eşit olarak paylaşılmasıdır. Çocuğun geleceğiyle ilgili kritik kararlar her iki ebeveynin ortak onayıyla alınır. Bu durumda çocuk genellikle ebeveynlerden biriyle yaşamaya devam ederken, diğeriyle mahkemenin belirlediği günlerde kişisel görüşme ilişkisi kurulur. Ancak her iki ebeveyn de çocuğun hayatındaki kararlarında söz sahibi olmaya devam eder. Bununla birlikte, çocukların dönüşümlü olarak hem annede hem de babada kalması mümkündür.

Velayet kararlarında temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır. Çocuğun yaşı, eğitim durumu, mevcut düzeni, kendisini ifade edebilecek olgunluğa erişmiş ise kendi istekleri, varsa kardeşleri ile olan bütünlüğü, bakım ve ihtiyaçları ile ebeveynlerin yaşam koşulları değerlendirilir.

Çocuğun velayetinin belirlenmesi ve ortak velayet konusunda her aileye uygulanabilecek tek bir çözüm bulunmamaktadır. Mahkeme tarafından yapılacak değerlendirmede çocuğun yaşı, eğitim durumu, ebeveynlerle olan ilişkisi, yaşam koşulları ve üstün yararı gibi birçok kriter birlikte dikkate alınmaktadır. Bu nedenle velayet ve ortak velayet süreçlerinin somut olayın özelliklerine göre doğru şekilde değerlendirilmesi ve çocuğun menfaatlerinin en iyi şekilde korunabilmesi adına aile hukuku alanında uzman bir avukattan hukuki destek alınmasını tavsiye ederiz.

Bir Anne veya Baba Mirasını Sadece Tek Çocuğuna Bırakabilir mi?

Bir anne veya baba, saklı paylı mirasçıların saklı paylarını ihlal etmemek kaydıyla malvarlığının yalnızca bir kısmını veya tamamını tek çocuğuna bırakabilir. Saklı payı aşan ölüme bağlı tasarruflar ve kanunda öngörülen şartları taşıyan sağlararası kazandırmalar kendiliğinden hükümsüz olmaz; bunlar ancak saklı paylı mirasçılar tarafından açılacak tenkis davası ile, saklı payı ihlal eden kısım yönünden tasarruf edilebilir sınıra çekilebilir.

Saklı pay, Türk Medeni Kanunu’nun belirli kişilere garanti ettiği ve miras bırakanın salt kendi iradesiyle ortadan kaldıramayacağı asgari miras payıdır. Bu sebeple, mirasbırakanın malvarlığı üzerindeki tasarruflarında saklı payın korunması gerekmektedir.

Türk hukukunda mirasbırakanın altsoyu, anne ve babası, sağ bulunan eşi saklı paylı mirasçılar olarak kabul edilmektedir. Bu sebeple, sadece sayılan kişiler, tenkis davası açarak mirasbırakanın saklı payı aşan ölüme bağlı tasarruf işlemlerinin ve kanunda öngörülen şartları taşıyan sağlararası kazandırma işlemlerinin tasarruf edilebilir sınıra alınmasını sağlayabilir.

Türk Medeni Kanunu’nun 571. Maddesi uyarınca tenkis davası açma hakkı, saklı payın zedelendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinden, diğer tasarruflarda ise mirasın açılmasından itibaren 10 yıl geçmekle düşer.

Miras bırakanın yaptığı tasarrufların saklı payı ihlal edip etmediğinin tespit edilmesi, hak düşürücü sürelerin kaçırılmaması, tenkis hesabının doğru şekilde yapılması büyük önem taşımaktadır. Bu nedenlerle, somut olayın özelliklerine göre hak kaybı yaşanmaması adına, miras hukuku alanında uzman bir avukattan hukuki destek alınmasını tavsiye ederiz.

Boşanırsam Mal Paylaşımı Nasıl Gerçekleştirilir?

Türk Medeni Kanunu'na göre eşlerin sözleşme ile seçebileceği 3 adet seçimlik mal rejimi vardır. Yasal mal rejimi ile birlikte Türk Medeni Kanunu’nda toplam 4 adet mal rejimi düzenlenmiştir.

Eğer ki taraflar evlilik öncesinde veya evlilik sürecinde kendi aralarında mal rejimi sözleşmesi yaparak mal ayrılığı rejimini, paylaşmalı mal ayrılığı rejimini veya mal ortaklığı rejimini benimsemedilerse, bu durumda mal paylaşımı, yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi doğrultusunda gerçekleşir. Edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiye edilme süreci sırasıyla aşağıdaki gibidir:

1) Mal rejiminin sona erme anı belirlenir: Eşlerin evliliğin başlangıcından başlayarak mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar edindikleri mallar "edinilmiş mal" sayılır ve paylaşıma girer. Mal rejimi sona erdikten sonra elde edilen malların tamamen kişisel mal olarak kabul edilmesi ve paylaşılamaz durumda olması sebebiyle tasfiyeye girecek malların sınırının belirlenmesi için mal rejiminin sona erme anının belirlenmesi önemlidir. Ek olarak, paylaşılacak malvarlıklarının mevcut durumu ve güncel rayiç değerleri mal rejiminin bittiği zamana (tasfiye anına) göre belirleneceğinden dolayı söz konusu malvarlıklarının değer tespitinin yapılabilmesi için mal rejiminin sona erme anının belirlenmesi yine zorunludur.

2) Eşlerin malvarlığı dökümü çıkarılır: Her eş bakımından aktif ve pasif kalemler belirlenir; banka hesapları, taşınır ve taşınmazlar, araçlar, şirket payları, alacaklar, borçlar ve diğer ekonomik değerler ayrı ayrı belirlenir.

3) Kişisel mallar ayrılır: Kişisel mallar tespit edilir ve tasfiye hesabından dışarı alınır.

4) Edinilmiş mallar belirlenir: Evlilik süresince karşılık verilerek edinilen değerler saptanır.

5) Değer artış payı tespit edilir: Değer artış payı, bir eşin diğer eşin belirli bir malına, o malın edinimi, korunması veya iyileştirilmesi amacıyla yaptığı karşılıksızdır katkıdır. Tasfiye anındaki değer üzerinden hesaplanır.

6) Eklenecek değerler hesaplanır: Karşılıksız kazandırmalar ve diğer eşin katılma alacağını azaltma kastıyla yapılan devirler tespit edilerek hesabın içine eklenir.

7) Denkleştirme yapılır: Kişisel mal ile edinilmiş mal arasında kaynak kayması varsa, bu kayma hesaben düzeltilir.

8) Borçlar düşülür: Edinilmiş mala ilişkin borçlar çıkarılır.

9) Artık değer bulunur: Tüm bu işlemlerden sonra net artık değer hesaplanır.

10) Katılma alacağı belirlenir: Diğer eş, bu artık değerin yarısı oranında alacak hakkı kazanır.

Mal rejiminin tasfiyesi; direkt olarak malların yarıya bölünmesi gibi basit bir işlem olmayıp, kişisel mal, edinilmiş mal, değer artış payı alacağı, katkı payı alacağı, eklenecek değerler, denkleştirme ve katılma alacağı gibi teknik hukuki hesaplamaları içermektedir. Özellikle yüksek değerli taşınmazlar, şirket ortaklıkları, ticari işletmeler ve banka hesaplarının bulunduğu dosyalarda yapılacak bir hata önemli hak kayıplarına neden olabilmektedir. Bu nedenle mal paylaşımına ilişkin hak ve alacakların doğru şekilde tespit edilmesi ve korunabilmesi adına aile hukuku alanında uzman bir avukattan hukuki destek alınmasını tavsiye ederiz.

Lokasyon: Konak Mah. Lefkoşa Cad. No:42 Kat:4 Daire:35 Origami Flat İş Merkezi, Nilüfer Bursa 16110

Telefon: (0224) 272 64 64

Site: http://www.conkerhukuk.com/

Copyright CONKER HUKUK BÜROSU 2026. All rights reserved